Pazar, Kasım 23, 2008

Alaaddin Kırmızı Dergi'de

Domsan Mutfak için hazırladığımız Türk Mutfağı kampanyası reklamı sektörü ve dekorasyon dergilerinin dikkatini çekmeye devam ediyor. Kırmızı dergi kampanya ile ilgili detayları sordu, Alaaddin yanıtladı. Dergide kaçıranlar için şimdi ve hemen alaaddin-tr.blogspot.com.tr'de!
Alaaddin’in mutfağından yeni tatlar...
Dünyaya Türk mutfağını sevdiren Domsan Mutfak, hikayesini en doğru şekilde anlatmak için sektöründeki genel çizgiden ayrılarak cesur bir işe girişti. Alaaddin’le çalışan Domsan Mutfak, basın kampanyasıyla adından söz ettirmeye devam ediyor. Kampanyanın yaratıcılarından “Türk Mutfağı” konseptini dinledik.

Yaratıcı ekibi biraz tanıyabilir miyiz? Bu kampanyada kimler çalıştı ve Alaaddin'deki geçmişlerinden biraz söz eder misiniz?
İsmail Bölükbaşı: Kampanya’nın yaratıcı yönetmeniyim. Alaaddin’de beşinci senem.
Selvin Canbeyli: Kampanyada reklam yazarı olarak görev aldım. Nisan 2008’den bu yana Alaaddin’deyim.
Cem Abbas: Şimdi aramızda olmayan Ugur Genç ile birlikte kampanyanın Art Direktörüyüm.
Tülin Altınok: Kampanyanın stratejistiyim, 3 yıldır Alaaddin’deyim.
Melike Gezgin: Domsan’ın Müşteri Temsilcisiyim 1.5 yıldır Alaaddin’deyim.
Domsan'la çalışmaya nasıl başladınız, ve ne zamandır bu ortaklık devam ediyor?
İsmail Bölükbaşı: Domsan’la bir yıldır çalışıyoruz, öncesinde de bir aya yakın bir konkur sürecinden geçtik. Aslında pek de alışık olmadığımız bir şekilde Domsan konkuru yaratıcı iş sunmadan sadece bakış açımızı anlatarak kazandığımız bir konkur oldu.
Domsan ile çalışmaya başladıktan sonra bir promosyon kampanyası ve ardından uzun soluklu bu imaj kampanyasının ilanları yayınlanmaya başladı. ‘Türk Mutfağı’ Kampanyamızın ana taşıyıcı mecrası sadece gazete ve dergiler.

Domsan Mutfak'tan nasıl bir brief aldınız?
Tülin Altınok: Briefi birlikte yarattık diyebilirim. Konkur öncesinde markayı ve sektörü iyi anlamış olmamız, sonrasında briefi oluştururken işimizi kolaylaştırdı. Pazarın geldiği yer, sektör, iletişimlerin birbirinden ayrışmadığı o meşhur duvara çarpmıştı. Düşünün, logoları kapatsanız hangi ürünün kimin olduğu anlaşılmıyordu. Hal böyleyken onca mesaja maruz kalan tüketici için durum daha da zor. Ne kadar aynı değiliz aslında deseniz de akıllarda öyle değilseniz, bitti. Biz kendi hikayemiz olsun istedik, Domsan’ın hikayesini yazmak istedik. Stratejimizi “kendimiz gibi olmak” üzerine kurduk, “...mış gibi” olmak istemedik, yani İtalyan’mış gibi”, Fransız’mış gibi”… Domsan adından da vazgeçmedik. İsim üzerinden karizma yaratmak değil, gerçek marka ve ürün değerleri üzerinden tüketici kazanmaktı amacımız. Domsan 40 yıllık ve titiz bir marka, ayrıca ve en önemlisi cesur da… Markanın gerçek değerinin, birikiminin ve iş bilirliğinin sınırsızlığı ürünleriyle birleşmeliydi, öncülüklerinin markaya yansıması gerekiyordu.
“İsim üzerinden karizma yaratmak değil, gerçek marka ve ürün değerleri üzerinden tüketici kazanmaktı amacımız.”

Konsept nasıl doğdu?
Tülin Altınok: Bahsettiğimiz rutini kıracak bir fikre ihtiyacımız vardı, bir de kadın-duygusallık üzerine inşa edilmiş, artık tüketicinin körleştiği bayat iletişim tonu da bizim hikayemizde yer almayacaktı. Büyük hikayeler basit cümlelerle başlamalı diyerek önce “Dünya Türk mutfağını seviyor”a ulaştık…
Cem Abbas: Türk Mutfağı dünyada kabul gören üç-dört mutfaktan bir tanesi olunca, siz o mutfağın oluşmasında baş aktör olan mutfak mobilyalarını bu aks üzerinden yaratıcılığa açık hale getirebiliyorsunuz.
Selvin Canbeyli: Her ne yaparsak yapalım, mutfak görselini kahraman yapmamaya karar verdik. Çünkü altını çizmek istediğimiz bir gerçek ve bir felsefe vardı. Bunu zeki bir şekilde anlatmayı nasıl kotarırız, onun hesabını yapmalıydık. Bu noktada “Türk mutfağı” tabirinin çift anlamlılığından faydalanmaya karar verdik. İlanlarımızda “geleneksel” ve “modern” ikiliğini değil, Türk markası ve dünya birlikteliğini anlatmalıydık. Ve Domsan’ın dünya mutfaklarının bir parçası olduğunu esprili bir şekilde göstermeliydik.

Metin yazılması aşamasından söz eder misiniz? Üç ilanın da sloganı nasıl doğdu?
Selvin Canbeyli: İlan metinlerinin, görselleri tamamlaması ve durdurucu bir etkisi olması önemliydi. Domsan’ın bir Türk markası olarak tüm dünyada saygı gördüğünü, içi boş bir milliyetçilik söylemine kaçmadan anlatmaya çalıştık. Ve dünya lezzetlerinin Türk “usulü” ile nasıl birleştiğini üç farklı başlıkta söyledik.
İsmail Bölükbaşı: Bu kampanyadan sonra, bakarsınız yaratıcı Türk aşçıları bizim önerdiğimiz formüllerden yola çıkarak yeni ve farklı füzyon tatlara ulaşırlar. Bu sefer reklam hayatı değil de, hayat reklamı takip etmiş olur.
Tülin Altınok: Kampanya gerçekten beğeniyle karşılandı. Başlarken belirlediğimiz hedeflere ulaştığımızı söyleyebiliriz. Çok dinamik bir ekiple keyifle çalışılan bu ilanların, Domsan’ın marka kişiliğinin de oluşturulmasına katkı sağladığına inanıyoruz.

Prodüksiyon aşamasını anlatır mısınız?
İsmail Bölükbaşı: İlanlarımızda kullandığımız görseller için f/2.8 fotoğraf stüdyosundan Kerem Çakmak ile çalıştık. Geleneksel Türk mutfağı ekipmanlarını bulma konusunda biraz zorlansak da, kampanyamızın duygusunu daha da güçlendiren fotoğraflar elde etmeyi başardık.

Bundan sonra Domsan Mutfak ile hangi kampanyaları hazırlayacaksınız?
Melike Gezgin: Kampanyalarımız devam edecek. Şimdi konjöktürel olarak da uygun bir zaman olduğu için bir promosyon kampanyası hazırlığındayız. İlkbahar ile birlikte yine aynı tondan uzaklaşmadan yeni bir kampanyanın daha yayınlanması planlanıyor.

Hiç yorum yok:

Sayfalar